Sporseverler TV

Doğru Yorumun Adresi

Her zaman aynı hataları yapıyorsun!..

Her zaman aynı hataları yapıyorsun!..
Her zaman aynı hataları yapıyorsun!..

Fenerbahçe, kazanman gereken maçları bir türlü kazanamıyorsun. Bu da her seferinde şampiyonluğun gitmesine neden oluyor.
Yenmen gereken bir takımı bir türlü yenemiyorsun. Çok başarılı olmana rağmen sonuca odaklı çalışmıyorsun. Dikkatsizliği saymıyorum bile!…
Biraz olsun işine odaklansan daha da başarılı olacaksın ama ne yazık ki, yok!..
Çok kritik virajlarda çok kritik puanlar kaybediyosun. Bu da senin şampiyonluk yarışını etkiliyor.
Bugün kü mesele değil her zaman aynı!.. Hiç bir şey değişmiyor. Eskiden 3 yılda bir mutlaka Fenerbahçe şampiyon olurdu. Şimdilerde bunu unutturdun, taraftarını çileden çıkardın!..
En önemlisi taraftarı küstürdün. Bu güveni nasıl kazanacaksın. Dünya’da en çok taraftar kitlesine sahip 3 takımdan birisin. Fakat bunu kullanmayı bir türlü çözemedin. Taraftarınla en iyi yere gelirsin. Fakat futbolu oynamayı bir kez olsun kendine ilke edinemedin. Hatta diğer branşlarda kök söktürürken, bir türlü futbolda şampiyonluğa hasret bıraktın taraftarlarını!..
Bu gidişle artık kimsede umut kalmadı. Bu gidişler şampiyon olman mücizelere kaldı. Belki de bu işlem daha da uzayacak.
Evet herkes seninle uğraşıyor ama sen bunun farkında değilsin!..
Ne zaman uyanacaksın acaba beklemeye devam ediyor taraftarların!..
Ama sen de bunu görmek mümkün değil!…
Belki de bu yıl olur diye beklerken bunu başarabilecek haftaları yakaladın ama senin burada kazanman gerekirne rakibine hediye etmen taraftarı çileden çıkardı.
Hatta bırak şampiyon olmayı lider dahi olamadın. Bu kadar mı acizlik var. Anlamak mümkün değil!.. Süper Kupa’yı kazanınca taraftarın umutlandı. Ondan sonra bir krize girdin önce Avrupa sonra Kupa sonra da Ligi kaybettin. Anlaşılır gibi değil ne derdin var bunu bir anlasa taraftarın çözüm üretecek!..
Daha oyuna girer girmez sakatlanan bir futbolcudan ne umudu bekleyecek taraftarın?..
İşte şimdi dediğin anda bir bakıyorson geriye doğru gidiyor ileri gideceği yerde!..
Şimdi değilse ne zaman düzeleceksin ve taraftarının yüzünü güldüreceksin!..
Bu hafta kaybetiğin için söylemiyoruz bunu!.. Ligin sonundaki takıma hiç yenilgi yüzü görmediğin halde yenildiğin gün taraftarların umutlarını kaybetmesine rağmen, yine bir şekilde avantaj yakalamana rağmen bir türlü öne geçmeyi ve şampiyonluk adayı olmayı beceremiyorsun!.. Neden?
Tamam teknik direktör tüm sorumluluk bende. İyi de şampiyonluk ne zaman gelecek hocam diye sormazlar mı adama?..
Bu futbolcular çok başkan yer, çok teknik direktör yer demiştik. Daha önceki yazılarımızda. Her defasında hocalar kötü de futbolcular çok mu iyi?..
En iyi diye alıyorsan 2 maç oynuyor. Daha sonra tatile çıkıyar kafasında!..
Bunu sadece futbol için söylemiyoruz. Bütün branşlarda görebiliyorsun. Acaba alt yapıdan yetişen yerli sporcu olmamasından mı kaynaklanıyor. Bunu da sorgulamak lazım!..
Dünyanın parasını veriyorsunn bir şut atsın diye taraftarların ekranlardan ve stattan bağırıyor. Vursa gol olacak bunu dahi beceremiyor!..
Penaltı kaçırılan penaltılarla kaybedilen puanlar ve Avrupa maceraları ve kupalar bunları da hiç söylemiyoruz!..
Peki ne zaman düzelecek. Bu hep böyle mi gidecek. Hiç sebep yokken neden puan kaybı yaşanıyor. Her şey düzenli ise neden futbolcular futbollarını oynamıyor.
Hatta en son kaybedilen maçlarda bakıyoruz. Adam orta sahadan geriye pas veriyor. Futbol ileri doğru oynanması gereken bir oyun değil mi? Tabii kazanmak için!..
Ne yazık ki, en iyi dediğin adam daha sorumluluk almıyor. Herkes topu birbirine atıyor. Hatta bazen basketbolda sayı gelmeyince korkuyorlar ve potaya yaklaşamıyorlar sayı da atamıyorlar. Hatta bazen de zaman zaman doluyor ve hücum boşa gidiyor.
Bunu futbolda da görebiliyoruz. Hiç kimse sorumluluğu üzerine almıyor. Hatta kaptan dahi!.. Eskiden futbolu oynayanlar sorumluluk alıyorlar ve hatta 11 kişi sorumluluğu alıyordu. Ama şimdi bakıyorsun. Dünya’nın en iyi oyuncusu diye getiriyorlar. Neden oynamıyor anlamak mümkün değil. Fenerbahçe’ye gelen herkes oradaki duruma ayak uyduruyor.
İlk geldiğinde muhteşem bir transfer yaptık diye beklerken, bir de bakıyorsun 3 hafta sonunda o da onlara ayak uyduruyor.
Eskiden bir kimlik ve kişilik vardı. İnsan gururu için oynardı. Bu da yok oldu. Para da işi çözmüyor. Kimse kendini zora sokmak istemiyor. Çözüm üretecek futbolcuların alınması gerekiyor. Herkes birine güveniyor, hiç kimse birbirine güvenmiyor.
Bazen iyi futbol görüyorsunuz ve başarılar da geliyor. Ama oluyorsa oluyor, bir den bire bir emir gelmiş gibi. Her bir futbolcu aynı zamanda duraklama dönemine giriyor.
Bu da puan ve puanların uçup gitmesine ve şampiyonluk hayallerinin başka baharlara kalmasını sağlıyor.
Hep söylüyoruz. Fenerbahçe’ye gelen futbolcuya, Fenerbahçe’nin ne olduğunun iyi anlatılması gerekiyor. Bu sorumululuğu taşımayacaksa sözleşme yapılmaması gerekiyor!..
Tabii herkes imzayı atana kadar. Daha sonra yurtdışında oynadığı futbolun onda birini oynamıyor. Burası emeklilik sefasının sürüldüğü yer gibi bakılıyor…
Çok genç yetenekler getiriliyor. Bunlar da daha henüz acemi hata yapabilir mantığı ile bakılıyor. İyi de olan yine Fenerbahçe’ye oluyor. Hatta iyi diye alıyorsun başka takıma kiralıyorsun. İlk maçta yine Fenerbahçe’yi yakan isim oluyor.
Hatta takımda oynayan bir futbolcuyu satıyorsun, bu da ilk Fenerbahçe karşılaşmasında hayatının futbolunu oynuyor. Fenerbahçe’ye kaybettirmek için ne gerekiyorsa yapıyor.
Faulleri saymıyoruz bile. Tabii bununla birlikte bir de hakemlerin yaptığı hatalar da eklenince Fenerbahçe’nin işi çok uzak baharlara kalıyor!..
Şimdi siz düşünün!.. Paranız var bir işyeri açtınız ve işçiler sizin zarar etmeniz için ne gerekiyorsa yapıyorsa siz ne yaparsınız?
Bir insan ekmek yediği yere ihanet etmemeli. Bu işi severek yapmalı. Takımı da sevmiyorsa bırakıp gitmesi dahi iyi olmaz mı?
Giden başkana yeterince zulüm yapıldı. Şimdiki başkana da zulüm yapılıyor. Gerek maddi ve gerek manevi olarak. Üstelik dış etkenleri de saymaya gerek yok!..
Üstüne üstlük seyircinin de bölünmesi ve gereken başarılarının gelmemesi bütün işi alt-üst ediyor.
Sonuçta başarının mimarları futbolculardır. Onlar oynamadan gol ve golleri atmadan başarı gelmeyecektir. Ayrıca kalecinin doğru düzgün kalecilik yaması gerekiyor. Bununla birlikte teknik direktör diyorlar. Ama o taktikleri verir. Siz de uygularsanız başarılı olursunuz. Hemen hemen her teknik direktör aynı şekleri söylüyor. Fakat uygulayıcı olan futbolcular gerekeni yapamayınca beklenen başarılar gelmiyor!..
Peki basketbol elde edilen 4 kupalı şampiyonluk neden diğer branşlarda gelmiyor? Bunun sorgullanması gerekmiyor mu?
Bir yerde yapılan yanlış işler var. Bunun çözülmesi ile başarılar gelecektir. Fakat işini ve Fenerbahçe’yi sevmedikçe başarılı olma şansı zorlaşıyor!..
Zorlaşmaya da devam edecek gibi!.. İşi baştan sıkı tutmak ve sonuna kadar mücadeleyi sürdürmek gerekiyor!..

About Author

Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. | AjansR | Newsphere by AF themes.