Türkiye’de iyi, Avrupa’da kötü futbol oynuyorlar
Son yıllarda Avrupa’da ülkemize temsil eden kulüplerden özellikle Fenerbahçe ve Galatasaray’ın elde ettiği puanlarla ülke puanı yükselmeye devam etmişti.
Bu yıl ise bekleneni veremeyen Galatasaray ve Fenerbahçe hayal kırıklığı yaşatmaya devam ediyorlar.
Ülkemizde iki kulübün başarısı ortada. Ama Avrupa’da Mayıs ayını gören olmadı. Hepsi direkten dönüyor. Bir türlü istediğimiz sonuçları elde edemiyoruz. Biraz Samsunspor ve biraz da Başakşehir’in katkıları olmasına rağmen, Beşiktaş ve Trabzon’dan haber dahi yoktu geçtiğimiz yıl!..
Bu yıl ise en iyi başlangıcı yapan Beşiktaş oldu ve dolu dizgin yoluna devam etti. Trabzonspor da iyi transferler yapmasına rağmen bir türlü bekleneni veremedi. Bakalım Avrupa Ligi’nde belki de daha başarılı olabilir!..
An itibariyle en iyisi Beşiktaş!.. O da Avrupa’da iyi olunca, ligde tökezliyor!..
İki gün arayla Şampiyonlar Ligi’nde 2 temsilcimiz ilk önce Galatasaray kendi sahasında 4 atıp 1 yerken, Fenerbahçe’de geçtiğimiz tek golle kaybettiği Aston Villa’ya deplasmanda 6 farkla yenilerek taraftarları üzmeye devam ettiler. Teknik direktörler de bekleyip duruyorlar 80. dakikaya kadar, neyi bekliyorlar anlamak mümkün değil?
Yenilebilirsin ama futbolunu oynaman gerekiyor. Nasıl olsa ben bu maçı kaybettim havasında futbol oynamak anlaşılır gibi değil!..
İlk 2 maçta ne yazık gibi toplanan 2 temsilcimizin 1 puanı olması gerçekten kötü olduğumuzun örneğidir…
Tabii oynanacak maçlar var bunlarda ibre belki yükselir diye bekliyoruz. Ama hemen moralmen çöküp oyunu bırakmak işte bu umutları da yıkıyor!..
Maçın sonuna kadar oyununuzu oynamanız gerekiyor. Hakem düdüğü çaldığı anda bırakabilirsiniz!..
Ama ne yazık ki, hem milli takımda hem kulüp takımlarında bir türlü göremedik. Biraz Beşiktaş hariç an itibariyle!..
Daha oynanacak çok maç var belki düzelme olur. Ama her ne kadar kaybetmesiniz de sonuna kadar mücadeleyi bırakmamanız gerekiyor!..
En azından gelecekte başarılı olacağınız umudunu taşıyabiliriz!..
Bir de yabancı futbolcu alıyoruz. Onlar da buraya geldiği zaman ne yazık ki, Türk futbolcularına ayak uyduruyorlar!..
Peki bu yabancıların yaptığı ve bizim yapamadığımız nedir? Bence çalışmak yeterli değil. Koşu mesafelerine baktığımız zaman ne kadar başarılı ve başarısız olduğumuz ortaya çıkıyor.
Tabii bir de istatistik çıkarttılar. İstatistik maç kazandırmıyor. Sizin rakibiniz karşınızda oyununuzu oynamanız gerekiyor.
Siz rakipten daha başarılı olmak istiyorsanız. Bir kez onu gözünüzde büyütmeyin. O yapıyorsa ben de yaparım!.. Mantığı gelişmesi lazım. Hatta olmaz diye bir şey yok sadece zaman alır. O zamanda gelip geçiyor!.. Başarabilmek için rakipten daha çok çalışmak gerekli!..
Daha çok isabetli şut. Bunun antrenmanını yapmıyorsanız başarılı olamazsınız. Yapan yapıyorsa siz de yapamıyorsanız. Bu çalışmadığınız anlamına gelir. Başarmak için çok iyi çalışmanız lazım.
Siz rakipten daha iyi koşmuyorsanız demek ki, çalışmamanız yetersiz. Bütün her şeyiniz var ise, çalışmaz ve kendinize iyi bakmanız. Düzenli uyku ve beslenme şart!..
Eksik olanı futbolcu kendisi daha iyi bilir. Bir maç iyi, bir maç kötü ise suçu kendinde araması gerekmez mi?
Antrenmanda bayılmayan sahada bayılır!.. Çalışmadan, efor sarfetmeden bunu başarabilmeniz imkansız!..
Sanıyorum Mehmet Topal söylemişti. Türkiye’de 2 antrenman İspanya’da 3 antrenman yapılıyor. Bu aradaki farkı göstermiyor mu? Her sene aynı senaryo yaşanıyorsa eksik olan belli!..
Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok!. Herkesin yaptığını yaparsanız veya daha fazlasını yaparsanız başarı kaçınılmaz olur!..
O kadar yurt dışına gidiyorsunuz hiç mi ders almıyorsunuz? Bunu başarana nasıl başarıyor? Bu çözmek bu kadar mı zor?..
- yüzyıla geldik bir yüzyıl geride kaldı. Hala aynı hatalar yaşanıyorsa, bunun suçlusunu dışarıda aramaya gerek yok!..
Basketbolda oluyorsa, voleybolda oluyorsa, neden futbolda olmuyor?
Zeliko Obrodovic’in dediği gibi şimdi Euroleagua Şampiyonu olduğunuz ne yapacağınız diye sorulduğunda salona gidip çalışmaya yeniden başlayacağız demişti!..
Milyonlarca taraftarı üzmeye hakkınız yok!.. Onun için oyuna girdiğiniz zaman elinizden gelenden daha fazlasını vermek için çalışmanız gerekiyor!..
